Seyahat Rehberi

Filmlerle Özdeşleşen Turistik Şehirler

barcelona

Birçok filmlerle özdeşleşen turistik şehirler, mimarisi, doğası, tarihi ve hatta aşıklarıyla gezi tutkunlarının rotasını kendine çevirmeye yetiyor. Bazı şehirler içinse durum bundan biraz fazlası. Kamera kadrajına düşen görüntülerin yönetmen dehasıyla buluştuğu, muhteşem hikayelere dekor olan bu şehirler, sinema tarihine geçen ödüllü filmler için ev sahipliği yapıyor. İşte sanat ve gezi sevenler için eşsiz bir seyahat deneyimi sunan, ünlü yönetmenlerin kült filmleriyle özdeşleşmiş ünlü şehirler… 

 1- Eşsiz senaryoların vazgeçilmez şehri: Barselona

İspanya’nın en sevilen turistik şehirlerinden biri olan Barselona aynı zamanda tam bir film şehri. Ünlü İspanyol oyuncular Javier Bardem ve Penelope Cruz’a eşlik eden Scarlett Johansson’un oynadığı “Vicky Cristina Barcelona”, eşsiz bir atmosferde geçiyor. Sürprizlerle dolu hikâyede başrol ise şairane kent Barselona. Bu film, izleyenlerde İspanya’nın en turistik şehri Granada’ya gitme isteği uyandırıyor. Kendinizi bir film karesinde hissedeceğiniz Alhambra Sarayı, Granada Katedrali, bembeyaz evleri ve meyve bahçeleriyle Albaicin Mahallesi ise bu ünlü filmlerin çekildiği yerler listesinde. 

Barselona denilince İspanyol yönetmen Pedro Almadovar’ı anmamak olmaz. Popüler kültür ve melodramın usta yönetmeni Almadovar’ın en ünlü filmlerinden biri olan “Annem Hakkında Herşey” de Oscar ödüllü Barselona filmlerinden biri. Filmde geçen yolculuk sahnesi yeni bir başlangıca işaret ederken, siz de bu filmde gelecekteki Barselona yolculuğunuzun hayaline kapılabilirsiniz.

Roma

2-  Siyah beyaz filmlerin kenti: Roma

Roma, gezginlerini antik şehir yapıları, ihtişamı ve romantizmi ile cezbederken 1953 yapımı “Roma Tatili” filmi de hala sinemaseverleri büyülemeye devam ediyor. Roma sokakları, Audrey Hepburn’e En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran bu filme ev sahipliği yapıyor. Şehrin simgeleşmiş taşıtı Vespa üzerinde ikonik bir Roma panoraması sunan film, insanı bu şehrin canlı atmosferine davet ediyor. “Roma’ya sadece bunun için bile gidilir”, diyeceğiniz Aşk Çeşmesi’nin en güzel sahnesini ise “Dolce Vita” filminde görebilirsiniz. Aradan geçen yıllara rağmen ünlü yönetmen Fellini ve Aşk Çeşmesi, hala bu filmdeki ünlü sahneyle anılıyor.

 3- Romantik filmlerin vazgeçilmez dekoru: Paris

Paris gezisi için uçak bileti alma isteği uyandıran tek neden Eiffel Kulesi ya da Şanzelize Caddesi değil elbette. Romantizmin doruğundaki duygusal filmlerin başkenti Paris gerçek bir şehir filmleri mekânı. Aynı zamanda bir edebiyat serüveni olan “Paris’te Gece Yarısı”nda Woody Allen bizi Paris sokaklarında bu kez bir gece yolculuğuna çıkarıyor. Filmde edebiyat dünyasında bir zaman yolculuğuna çıkan Gil’in oturduğu ünlü merdivenleri görmek için adresiniz, Saint-Etienne-du Mont Kilisesi. Her yıl binlerce turistin ziyaret ettiği kilisenin merdivenleri belki bu kez sizi geçmişten gelen o taksi ile buluşturabilir. Gizemlerle örülü “Da Vinci Şifresi” filmi ise Paris seyahatinizde mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri olan Louvre Müzesi’nden manzaralar sunuyor. İçinizi ısıtan hikayesi ve Paris’e kuş bakışı manzaraları ile “Ameile” de izleyenleri Paris’e romantik bir gezi planlamaya davet ediyor. Filmin en belirgin mekânı Cafe des Deux Moulins, Paris gezinizde diğer kafelerden işte bu yönüyle ayrılıyor.

Paris

 4- Yeniden doğan bir sinema stüdyosu: Berlin

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Berlin sanatın ve kültürün başkenti oluyor. Ancak ikinci savaş bu kenti diğer Avrupa şehirlerinden çok daha fazla yıpratınca Berlin’in yeniden doğuş hikayesi başlıyor. Günümüzde gece hayatının ve gençliğin ünlü metropolü olan Berlin, sinemanın merkezindeki yerini de koruyor. 90’lara adım “Schindler’in Listesi” ile atılırken gözler Doğu Berlin’e çevrildiğinde bizi karşılayan diğer bir başyapıt “Goodbye Lenin” oluyor. Berlin eğlence ve turistik mekânlarının yanı sıra bir tarih gezisi için de zenginliklerle dolu. Berlin Duvarı’nın sanatla bütünleşen kalıntıları, müzeler ve tarihi yapılar bu filmler ile gezginlere bir yol haritası sunuyor.

Berlin

  5- Başlı başına bir film platosu: New York

New York moda ikonları, müzikaller, hareketli şehir yaşamı ve gökdelenleri ile her dönem turistler kadar yönetmenlerin de gözdesi olmaya devam ediyor. New York’ta bir alışveriş turuna çıktığınızda Fifth Avenue’da bulunan ünlü Tiffany & Co. mağazasına uğramak, kendinizi “Tiffany’de Kahvaltı”nın setinde hissetmeniz için yeterli. 1989 yapımı “Harry ile Sally Tanışınca” filminde ise Meg Ryan ve Billy Crystal ile romantik bir New York nostaljisi yaşayabilirsiniz. Birçok filmde görebileceğiniz, gittiğinizde size tanıdık gelecek Washington Meydanı ve Metropolitan Sanat Müzesi bu filmde de karşımıza çıkıyor. Robert De Niro’nun muhteşem oyunculuğunu sergilediği “Taksi Şoförü”‘nde ise New York gezinizden önce neredeyse şehrin tüm sokaklarında bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

new york

 6- Gizli ajanların aksiyon merkezi: İstanbul

İstanbul’da çekilen yabancı filmler denildiğinde akla ilk gelen James Bond maceraları oluyor. 60’larda başlayan James Bond efsanesinin kadrajına Ayasofya, Sultanahmet Camisi ve tarihi İstanbul silüeti takılıyor. Seriye ait eski filmlerin çekildiği yerler arasında Kapalı Çarşı ve Eminönü yer alıyor. Tarihi Sirkeci Garı’nı görmeden önce Agatha Christie’nin romanından uyarlanan “Şark Ekspresi’nde Cinayet” ise görmeye değer filmlerden biri. 

istanbul

 7- Tüm zamanların en iyi aşk filminin ev sahibi: Fas

Dünyanın dört bir yanından binlerce turisti ağırlayan Fas, tarihi ve romantik atmosferiyle tüm zamanların en iyi aşk filmine de ev sahipliği yapıyor. Oscar ödüllü bir klasik olan “Casablanka”, bu beyaz evler şehrinde, cıvıl cıvıl pazar yerlerini, Sahra Çölü’nde geçirilecek bir geceyi ve okyanus kıyısını turistik gezilerin vazgeçilmez rotası haline getiriyor. 

Fas

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir